Interrail Rotası 1 İTALYA ; Milano, Como, Cenova, Portofino, Cinque Terre,(Vernazza)

Interrail hep bir hayaldi benim için… Üniversite zamanında parasızlıktan, daha sonraları yanıma bir yoldaş bulamamaktan ve akıp giden zamana karşı hep içimde çoğalan ukte hissi ile son zamanlarda daha da düşünür oldum bir şeyleri başaramamayı ! Hayatımın getirisi ile yine sonunda bu yolculuğa çıkma kararı aldım. Fakat yanımda yoldaş kimse yoktu ve sonra dedim ki ‘Hep birini bekleyerek mi geçecek hayatım’ ! Hadi yola koyul tam zamanı. Yazın gelmesi ile birlikte ve 5 haftalık tatilimde eklenince serüven benim için başlamış oldu ! Hayatım en güzel üç haftasıydı ve herkesin hayatının bir döneminde yalnız seyahate çıkmalı diyorum! Yeni yerler keşfetmenin, yeni insanlar tanımanın, yanı tatlar tatmanın dışında kendinizi keşfetme yolculuğu bu! 3 haftalık gezimi kazasız belasız ve harika insanlar tanıyarak tamamlamış oldum ve şimdi sizlerle paylaşma zamanı…
İsveç’te geçen 3 yıla yakın sürenin sonunda Avrupa’ya gitmek bir Asya’ya gitmek kadar kültür şoku yaşattı diyemem. Damak zevkim bile artık Isveç mutfağına alışmışken yeme içme konusunda sorun yaşamadım.. Ama yine de Iskandinav soğuk ülkelerin aslında bizim Avrupa dediğimiz Italya, Fransa. Ispanya gibi güney ülkeleri arasında dağlar kadar fark olduğunu gördüm ! Hep sosyo ekonomik ve toplumsal yönden büyük farklar!

Rotamın ilk durağı Mılano idi! Bu gezi boyunca Cenova, Cınque Terre, Portofino, Nice, Marsilya, Barcelona, Paris, Brussel, Brugge, Antwerpen, Rotterdam, Den Hang, Zaandam, Amsterdam, Bremen,Berlin, Hamburg, Kopenhang’ı görücektim… Diğer ülkeride okumak için takipte kalın!

Milano’ ya gitmek için Bergoma’ya uçak bileti aldım Ryanaır’den Avrupa ülkeler arası uçacaksanız Ryanair’den daha iyi bir seçenek düşünemiyorum. Oldukça ucuz bir havayolu. Biletimi 60 euroya aldım…. Isviçre üzerindeki türbülansdan dolayımı nedir uçak 15 dakika erken indi. Alp dağları üzerinde sürekli hava akımlarından dolayı sık sık türbülans olduğunu duymuştum.. Korkunç hava kütlesi içine girdiğimizde uçağın hızının artığını hissettim sonuç olarak kısa süreli panikten sonra erken inmişti uçak Bergamo havalimanına.

DSC_0027
Alp dağları

Bergamo nun güzelliği uzaktan belli oluyordu bir gece orada kalmayarak Mılano’ya devam ettiğim için pişman oldum açıkçası. Daha sonra havalimanından kalkan farklı şirketlerden otobüslerden birine 5 euro vererek 1 saat süren yolculukla Milano tren istasyonuna geldim. Burada Couch Surfing’den bulduğum türk bir ev sahibinde kalacaktım ve oldukça heyecanlıydım. Daha önce evimde birileri ağırlamıştım fakat ilk kez misafir olucaktım.. Türk seçmemin nedeni de Isveç’te yaşadığım için türkçeye hasret kalmak hem de seyahatimin ilk durağında türk biriyle daha rahat ederim düşüncesi idi. İyi ki de öyle oldu.. Çok şey paylaştık Okan’la ve sağ olsun beni iki gün ağırladı.. Hem kız başına gidiyor hemde tanımadığın erkeklerde kalıyorsun diyenler elbet olacaktır.. Nasıl düşünürsen öyle olurmuş dedi bana arkadaşım ve bu yüzden kalbimi temiz tutup kötü şeyler düşünmedim ve başıma kötü hiçbir şey gelmedi..Bu şekilde seyahat eden kız sayısı da azımsanacak gibi değil bunu da belirtmekte fayda var.

Milano Centrale tren istasyonu hayatımda gördüğüm en etkileyici tren istasyonlarından biriydi. Akşam karanlığında tren istasyon çevresinde uyuyan bir sürü evsiz gördüm ve geceleri buraların tekin olmadığını arkadaşım da söyledi. Bazı gezginler geceleri tren istasyonunda uyuyor bence bu kesinlikle Milano tren istasyonu olmamalı ve tekinsiz bir yer !DSC_0200.JPG

Milano’nun o sıcak gecesinde yarın başlayacak olan yolculuğum için heyecanlıydım..Sabah erkenden uyanıp önce o özlediğim klasik italyan kahvaltısı kruvasanı ve cappuccinoyu mideye indirdikten sonra doğruca Gallerıa Vıttrıo Emanuelle’ye gittim. Burayı oldukça sevdim görkemli bir yapı idi.DSC_0034.JPG
DSC_0072Moda başkentinde insanların şıklığı beni Paris’teki kadar etkilemedi.. Bu pahallı markaların bulunduğu yerin arka sokaklarında bütçemizi zorlamayacak bir çok giyim dükkanı var.. Oralara da göz atmayı ihmal etmeyin! Sırt çantamın yüküne karşı ben birşey bakmaya korktum sonuçta onu 3 hafta daha taşıyacak olan benim. Her neyse galerinin hemen yanında herkes tarafından beğenilen Duomo di Milano yer alıyor. Duomo di Fireze kadar etkilemedi beni… Bu arada duomo italyancada katedral demek çoğu kişi duomo yu bir ad sanıyor ama değil ! Bu arada aslında Milano’ya gidiş amacım Santa Maria Delle Grazie deki ‘Son Akşam Yemeği ‘tablosunu görmekti ama zamanında almayı ertelediğim 12 euroluk biletin rehber şirketler tarafından hepsi alınarak fahiş fiyatlara satılması ve yerin olmaması bu fırsatı kaçırmama neden oldu.. Bu yüzden önceden alınız bileti. Son akşam yemeği tablosu için ! Milano gördüğüm en kötü İtalyan şehriydi benim için ama yinede ara sokaklarda gördüğüm iş yeri yada evlerin o sanat kokan tarafı beni benden aldı. Hatta bir iş yerini sanat galerisi sanıp fotoğraf çekilirken görevli tarafından burası iş yeri diyip uzaklaştırıldım.
Daha sonraki durağım Milano Castello Sforzesco oldu. Oldukça büyük arka bahçesi ile Duomodan sonra gelinip dinlenecek koca ağaçların gölgesinde biraz kestirebileceğiniz yer.

Daha vakit öğlen olmuşken ben görmek istediğim yerleri görmüş şimdi rotam en çok merak ettiğim Como gölüydü! En yakın tren istasyonuna gidip Interrail biletimin avantajlarını kullanarak para vermeden yarım saat içinde Como’daydım !

Ah Como ! Ne güzelsin ! Koca dağların ortasında bir göl ve harika İtalyan evleri… Etrafı dağlarla çevrili olduğundan mı bilmem ama acayip havasız, sıcak bir hava vardı … Ama yinede her şey çok güzeldi.DSC_0142DSC_0129DSC_0126Bir yerin merkezi bu kadar mı tatlı olur ki ! Öğleden sonraki bir kafede cappuccino içmem bir italyan tarafından hoş karşılanmasa da favori kahvemi yudumlayarak etrafı kesiyorum.. İki kadın klasik müziği ile eşlik ediyor.. Ne güzel bir ambiyans! İşte şimdi Italya’ da olduğumu hissediyorum….
DSC_0154.JPG
Şehir merkezinde gezdiğim ve keşfettiğim her sokakta oha bu kadar olur dediğim eşsiz mimarileri güzellikler vardı. Anlatılmaz yaşanır diyebileceğim bu tatlı kasabayı görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Hatta günlüğümde buraya tekrar gelmek istiyorum hatta Comolu bir koca bulup seveseve buraya yerleşirim yazmışım o derece sevdim yani! 🙂


Ayrıca Volta buralı olduğu için o adına bir müze var ilginizi çekerse orayı da ziyaret edebilirsiniz. Ben bunun yerine favori kokteylimi alıp manzaranın tadını çıkarmayı tercih ettim. Göl içinde sürekli gemi turları düzenleniyor ve dağın zirvesine çıkan bir teleferik bile var ..
Şehir içinde gezerken bir sanat galerisine rastladım. Eski kilise restore edilmiş bence güzelde olmuş ve orada Emilo ile tanıştım bir çok heykel traş ve ressamın eserlerin sergilendiği harika bir sergi olmuş. Emilo ise babasının köpeği ve kendi potresini çamura işlemiş oldukça cana yakındı !

[

Insan keşfettikçe yerinde duramıyor ve o yorgunlukta bile ertesi gün Genova’yı görmenin heyecanı beni sarmıştı.
Sabah gittiğim tren istasyonunda Genova için yer ayırtırmak için bilet gişesine gittiğimde gişe memurunun cahilliği yüzünden bilete para vermek zorunda kaldım hemde 15 eurocuk. Eğer benim gibi 22 günlük interrail passına 385 eur. verirseniz biraz bu konuda canınız sıkılabiliyor.
Genova Prıncıp’e yaklaşık 2 saat sürdü.. Ve benim google maps ile küfürlü iletişimimde başlamış oldu. Genova’ da ise italyan Francesco ‘da kalcaktım. Onu dinlemeyerek aman ne olcak map gösteriyor o rotadan giderim diyerek Via Antonio Gramsci caddesi üzerinden yürümeye başladım. Ilk şoka orada girdim bir an bir arap ülkesi mi yada Italya’da mıyım diye kendimi sorgularken buldum. Heryer sakıllı araplar ve yol boyu arapça yazılı dükkanlar ve afrikalı siyahlarsa o beni tedirgin eden başkışlarla bazen italyanca laf atmalar… Yol boyu tırsarak gittim. Meğerse orası göçmenlerin yaşadığı mahelleymiş .. Bunun gibi yeni bir şehre gittiğimde google sağolsun beni ilk göçmen sokaklarından başlattı Allah belanı versin google maps! Ev sahibim benim o sokaktan çıktığımı görünce tedirginlikle ona söylediğim sokaktan gitmemi tembihledi oda Via balbi sokağıydı. Aklınızda bulunsun !

Genova! Liman şehrini lise tarih derslerinden öğrendiğim Kristof Kolomp’un memleketi ! Liman şehirleri beni hep etkilemiştir. Bunu Marsilya’ya aşık olduğumda daha iyi anladım. O şehirlerde ne yaşanmışlıklar var kim bilir. Ve her liman şehri kendini fethetmiş krallarla doludur. Daracık sokakları bazen iki kişinin yan yana geçmesi bile zor olan daracık sokaklardan bahsediyorum. Cenova benim için gizemli bir İtalyan şehri oldu. Harika mimarisi ile kocaman şehir! Kendimi kaptırmış ara sokaklarında kaybolurken o gün tam 7 saat yürümüşüm! Neler görmedim ki orada siyahi ile arapların sokak kavgası ve daha da yukarılarda fahişeler .. Her sokakta kokular değişiyor. Yeni baharat kokuları duyumsuyorum. Yer yer kendimi güvende hissetmediğim anlar oluyor. Yalnız bir kadının ara sokaklarda ne işi olabilir ki ! Keşfettikçe daha çok kayboldum labirent gibi sokaklarda …

DSC_0280
Sokağa atılmış bir tablo!

DSC_0278DSC_0262DSC_0206Cenova’da neler yapılır neler görülür kısmına pek girmeyeceğim. Planım burada gezmek değildi başlarda sadece Cınque Terre’ye ve Portofinoya gitmek için bir dinlenme yeri olarak seçmiştim zaten internette araştırma yaptığımda ilgimi çekecek pek yer bulamamıştım. Francesco o gün cenovayı gezmemi istediğin de fikrimi değiştirmiş o günümü oraya ayırmıştım. İyi ki de yapmışım. Sonra anladım ki Cenova’yı gezmek ara sokaklarından kaybolmak demekmiş! Couchsurfing aslında bulunabilirse iyi ev sahipleri ile çok kazançlı olabileceğini orada gördüm.Akşama Francesco’nun arkadaşı Andie ‘de geldi ve benim gibi tek dünyayı gezen Litvanyalı Andrıen ile birlikte pek turistik olmayan bir restoranda gittik. Italyanlar için akşam yemeği kesinlikle bir seremoni ! Önce başlangıç ana yemek, tatlı, kahve ve shot ! Bız ‘Rıstorante cucına casalinga da mario dı also russo ‘ya gittik kesinlikle tavsiye ederim hem ucuz hemde italyanların gittiği lokal bir yer ve yemekler oldukça lezzetli ! Restoran için! Akşam yemeği için neredeyse 2 saat harcadık ve italyanlar hakkında çok şey öğrendim. Mesela Perché si dice fumare come un turco? Turk gibi sigara içmek anlamına gelen bu deyimi kullanıyorlar. Biraz italyanca öğrendikten sonra eğlence için Banano Tsunami ‘ye gittik. Girişte verilen kartı kaybetmeyin sonrası için para ödemek zorunda kalıyorsunuz. Ve Cenova’nın gecesi çok güzel .. DSC_0288
Ertesi gün 3 saatlik uyku ile yine yollara düşüyorum ve ilk trenle Portofino’ya gidiyorum. I found my love in Portofino umuduyla düştüm ve sonunda Portofino’ya aşık olarak geri dönüyorum! Portofino’ya direk tren yok bu yüzden önce Santa Margerita’ya gidip 82 numaralı belediye otobüsüne gidiş dönüş bileti alarak ulaştım. 20 dakika sürdü ve bilet fiyatı 5 euro idi. Ve bileti istasyonun yanındaki marketten satın alıyorsunuz. Bu yolculuk esnasında inanılmaz koylar size eşlik ediyor … Masmavi ve çok temiz ..!

DSC_0305
Santa Margerita

Ah Lovely Portofino kesinlikle çok romantiksin!

Biraz Portofıno’da takıldıktan sonra sıra Cınque Terre olan 5 topraklar olan 5 köyün en merak ettiğim Vernazza’yı görme vakti gelmişti. Bu yerlere gidecekseniz kesinlikle benim yaptığım hatayı yapıp hafta sonu gitmeyin trenler Japon trenleri gibi oluyor.

Önce bir trenle araları 3 dakika olan Monterosso’da inip söyle bir ortamı kolaçan ediyorum… Şu denizi görüp yüzememek… İşte yalnız gezmenin bir dezavantajı ! DSC_0371

Ardından o mahşeri kalabalığın içinde Vernazza trenine biniyorum.. Ve tahmin ettiğim gibi bence 5 köy içinde en güzel olan köy!

Daha iyi fotoğraf çekebilmek için o sıcakta tepeye tırmandım…Tepeye tırmanan patikanın girişinde bir kulübe vardı … Ben oraya takılmadan yürümeye devam ettim … Kadın hoopp ! der gibi durdurdu ve köyler arasında yürüyüş yolunu yürümek için 7 euro vermek zorundaymışım! haha ! O sıcakta yürüyecek olan bana ver sen o parayı ! Allahın dağ patikasında yürümek için para veriyorsunuz! Şaka gibi ! Zaten o sıcakta kafayı yemediğim için geri döndüm ! Evet bazı yerler oldukça turistlik ve her şey para demek ! Kiliselere bile bazen para ödedim!
Tren saatleri ben interrailin önerdiği Rail Planner appını kullandım. Saatler çoğunlukla tutuyor. Ben bu yolculukta sadece Milano Cenova arası para ödedim! Tabi daha ödeyecektim.. Rotanın devamı Nice,Marsilya, Barcelona ,Paris için takipte kalın !

Kommentera

Fyll i dina uppgifter nedan eller klicka på en ikon för att logga in:

WordPress.com-logga

Du kommenterar med ditt WordPress.com-konto. Logga ut /  Ändra )

Twitter-bild

Du kommenterar med ditt Twitter-konto. Logga ut /  Ändra )

Facebook-foto

Du kommenterar med ditt Facebook-konto. Logga ut /  Ändra )

Ansluter till %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.